Göğüs Küçültme Ameliyatı
Estetik cerrahinin gelişim süresi boyunca sayısı bilinmeyecek kadar çok estetik göğüs küçültme ameliyatı tekniği tanımlanmıştır. Bu teknikler, tanımlandığı zamanlarda uygulanmış, avantajları, dezavantajları tartılmış, avantajları ağır basanlar, üzerinde daha da çalışılarak geliştirilmiş ve gelişim evrimi devam ederek günümüze kadar gelmiştir. Estetik cerrahide tanımlanan çok sayıdaki teknik, elene elene günümüzde artık belli başlı teknikler kullanılır hale gelmiştir.
Estetik göğüs küçültme ameliyatı, tıbbi bilgiler çerçevesinde üç boyutlu geometrik bir tasarımın ameliyat aracılığıyla uygulanış biçimidir aslında. Tasarımın mantığı, üç boyutlu yuvarlak hatlara sahip bir yapının üç boyutlu olarak küçültülmesi üzerine kuruludur. Bunu oluşturmak için "Meme başını dilediğimiz noktaya taşıyarak bu yapının neresinden ne şekilde bir eksiltme yaparsak hedeflediğimiz şekil ortaya çıkar?" sorusunu soruyoruz. Bu sorunun cevabı da belli başlı bazı teknikleri bizim kullanımımıza sunuyor. Estetik göğüs küçültme ameliyatının teknikleri, meme başının olması gerektiği konuma getiriliş biçimine göre tanımlanırlar. Bu tanımlamalar teknik nitelikli olup cerrahları ilgilendirir. Burada, ameliyat tekniklerini, asıl sizi ilgilendiren ameliyat izlerinin şekillerine göre anlatmak daha uygun olur. Estetik Meme küçültme ameliyatlarında meme başının çevresinde halka şeklindeki iz bütün tekniklerde olur. Bu ize ek olarak ya dikey doğrultuda ya da hem dikey hem yatay doğrultuda iz bırakan iki farklı teknik vardır. Birincisindeki iz, meme başının çevresinde halka şeklinde ve bunun alt ucundan memenin alt kenarına doğru dikey doğrultuda uzanan bir iz oluşur. Diğerinde ise bu ize ek olarak memenin alt kenarı üzerinde de yatay doğrultuda iz kalır. Memenin mevcut büyüklüğüne, meme küçültme miktarına ve sizin beklentilerinize göre bu iki teknikten biri seçilir. Meme başının olduğu pozisyon ile olması gerektiği pozisyon arasındaki mesafenin önemi de teknik açıdan önemlidir. Bu mesafe kadar meme başını tutan ve vücut dokularıyla bağlantısını sağlayan bir sap oluşturulması gerekir. Bu sap ne kadar kısa olursa o derece avantajlıdır. Ne kadar uzun olursa meme başına ulaşan kan miktarı o derece azalır, bu da meme başının beslenmesini azaltır. Belli bir düzeye kadar meme başı beslenmedeki azalmayı tolere edebilir. Ancak bu sap çok uzun olup da meme başının beslenmesini tehlikeye sokacak ölçülerde olursa meme başı yeterince beslenemez ve beslenmedeki azalma derecesine göre meme başında kısmi ya da tam çürüme durumu ortaya çıkabilir. Böyle bir durumun ortaya çıkması sigara kullanan kişilerde daha sık görülür. Çünkü sigara, damarlarda bir ölçüde daralmaya neden olarak o bölgeye daha az kan ulaşmasına neden olur. Meme başı ile meme başının olması gerektiği nokta arasındaki mesafe sigara kullanan kişilerde 10-12 cm ye kadar emniyetli sayılır, sigara kullanmayan kişilerde bu mesafe 15 cm ye kadar uzayabilir. Meme aşırı büyük olup da bu mesafe emniyetli sınırları aşıyorsa, meme başının çürümesi riskini kaldırmak için, meme başının, kendisini taşıyan bir sap ile taşınması değil, vücuttan tamamen ayrılarak istenen noktaya dikilerek nakledilmesi daha uygun olur. Biz buna meme başının serbest nakli diyoruz. Bu uygulama meme başı çürümesi riskini ortadan kaldırır, ama bir dezavantajı, meme başının zemin ile bağlantısı kesildiği için hamilelik sonrası emzirme mümkün olmaz.
Emzirebilme durumu ise ameliyat ile çıkarılan doku miktarına bağlıdır. Süt bezlerinden ne kadar çok çıkarılmışsa emzirebilme o derece azalır. Bu şu demek: Hafif küçültme gerekiyorsa emzirme pek etkilenmez, ancak ciddi bir küçültme gerekiyorsa çıkarılan doku miktarının çokluğuna bağlı olarak emzirme o derece etkilenir. Göğüs küçültme estetiğinde iz kalmasının sebebi de üç boyutlu küçültme yapılmasıdır. Meme küçültüldüğünde üzerini örten derinin de göğüs büyüklüğüne uygun olacak şekilde fazlalıklarının alınması gerekir. Derideki fazlalıklar alındığında iz kalması kaçınılmazdır, ameliyatın iz bırakıcı nitelikte olmasının nedeni de budur.
|